ordur bazı şeylere boyun eğmek yada katlanmak bu yüzden bazen -mış gibi yaşamak gerekir.Duymamış

görmemiş

sevmemiş

kırılmamış gibi yapmasını ister insanın içi kendinden.Çoğumuz bunu başaramaz.Bazılarımız sadece boyun eğemediği katlanamadığı için değil

-mış gibi yaşamak için çabalarlar.Hiç sezdirmeden sinsice...Seviyormuş

mutluymuş gibi yaparlar ama bakarsın aslında hiç olmamışlar.Bu sefer de hiç olma-mış gibi giderler.
Ben son zamanlarda çok deniyorum -mış gibi yaşamayı.Oluyor mu olmuyor mu bir fikrim yok ama rahatlıyorum.İçinden çıkılmaz şeylerin içine girmem bile gerekmiyor.Arkamda neler oluyor diye baktığımda görme-miş gibi yapıyorum ve yavaş yavaş adımlarımı atmaya devam ediyorum.Koltuk değneği aramıyorum kendime yada arkamdan tutacak bir ele ihtiyacım olmuyor.Herşeyi kendi içimde hallediyorum.Gerçekten çok iyi yürüyor-muş gibi yapıyorum.
Ne gerek var sorusu uyanır içinizde durup düşününce.Ama aslında ihtiyacınız vardır -mış gibi yapamaya.Kaçımız ağlamaya çalışırken ağlamıyor-muş gibi yapmadık ki?Biz istemesek de yerleşmiştir bu bize.Savunma mekanizmalarımızda kendine yer açmıştır bile.
Ama yine de aklınızın bir köşesinde bulunsun.Çok fazla -mış gibi almayın içinize.Lazım olmadıkça da kullanmayın.Birileri bizi soymuyor

düşüncelerimizi bastırmıyor ve kendi fikirlerini kabul ettirmeye çalışmıyor-muş gibi davranmayın.-mış gibileriniz sizin iç rahatlatma yönteminiz olsun

yaşayıp görmenize ya da fikirlerinizi söylemenize engel değil.
Çok canınız yandığında

kabul edemediğiniz ama engelleyemediğiniz tavırlar karşısında

ağlamamanız gerektiğinde ...vs. sayın ki-mış gibiyi fısıldıyorum kulaklarınıza.Üzülmeyin

kırılmayın

ağlamayın diye.Başkasının sizin ruhunuzu enkaz haline getirmemesi için kullanın.Çünkü yaşamak güzeldir ve bu yıpranarak

kızarak

üzülerek tüketilemeyecek

'keşke'lerin az olması gereken bir doğum-ölüm arasıdır.Çünkü yaşamak da böyledir zaten bir varmış bir yok-muş gibi.